Migren, periyodik olarak tekrarlayan bir baş ağrısıdır. Baş ağrısı olan yüz kişiden 60’ı gerilim tipi baş ağrısı, yüzde 35’i migren, yüzde 5’i de küme tipi baş ağrısıdır. Migren, auralı ve aurasız olmak üzere ikiye ayrılır. Migren, Dünya Sağlık Örgütü’nün akupunktur ile tedavi edilebilen hastalıklar listesinin başında gelir.
Akupunkturun her tedavisi kişiye özeldir. Ortalama haftada 2–3 akupunktur seansıyla tedaviye başlanır. Hastanın geri bildirimleri süreci belirler.
Akupunktur tedavileri; örneğin fitoterapi (bitkisel tedavi), osteopati (özellikle omurga, kas, eklem gibi dokuların fonksiyonel bozukluklarında elle nazikçe düzeltilmesi, dengelenmesi), tıbbi masaj, oksijen terapi ve kolonhidroterapi (bağırsak temizliği, lavman) gibi diğer tamamlayıcı-doğal tıp yöntemleriyle birlikte de uygulanabilir. Akupunkturun klasik iğnelerine alternatif olarak lazer de yapılabiliyor. Örneğin, iğne korkusu olanlara, çocuk hastalara veya ağrı şikâyetiyle başvuran hastalarımıza lazer akupunkturla alan tedavisi de yapabiliyoruz veya belirli frekanslarda hiç acı duymadan, özel akupunktur noktalarından bir takım faydalı maddeler salgılatılır. Hangi tanı ve şikâyetle bize başvurduysa kişi, amacımız ilişkili problemin vücutta zaten doğal olarak var olan gerekli fizyolojik maddelerle tedavisidir.
Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamaları ve kişisel deneyimlerim ışığında migrenin akupunktur ile tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu söyleyebiliriz.


